Bring me everything

tumblr_mb6xzov8im1qhinuvo1_500

Bana insanlar getir,
Her biri geldiği yerin tesellemecisi olan.
Bana hayallerini getir,
Yaşarken beni baştan ayağa sen yapan.
Bana kendi belleğimi getir,
Hasretle karşılaşmayı beklediğim.
Bana her şeyi getir,
Her biri bir başka şeyin her şeyi olan.

Bring me people,
May each be the storytellers of their home towns.
Bring me your dreams,
These dreams that turned me into you, head to foot, as I lived.
Bring me my own memory,
That memory I yearn to meet.
Bring me everything,
Each thing the everything of something else.

–Handan Börüteçene, 2008, extract

Striking poem on memory, time and the interconnectedness of life that I found displayed alongside an installation at the Istanbul Modern. The full poem is below: Turkish text provided by Evrenin Dunyasi, translation from Istanbul Modern.

Şöyle söyledi mekan:
Beni ilk gördüğün zamanki heyecanlarını getir,
Her biri bir başka işinde sana yol olan.
Bana kendini getir.

Her bir parçanın dünyaya karışmış olanından geriye kalan.
Bana eski misafirlerimden bir parça getir,
Hani senin de şu çok sevdiğin,
Yan yana dizili 19 kişinin bize bakan yüzlerini taşıyan.

Kurimbu köylülerinin yekpare ağaca yonttuğu,
Her birinin hikayesi uzaklara boş bir bavul asılı kalmış olan.
Bana 19 bavul getir,
Her biri başka birinin belleğini saklayan.

Bana kaybolduğum bütün anları getir,
Merceklerden bakıp zamanın izlerini süreceğin.
Bana eski sandalyelerimi geri getir,
Her biriyle başka bir belleği kavuşturacak olan.

Bana Rumi’nin şiirini getir.
“Her gün bir yerden göçmek ne iyi.
Her gün bir yere konmak ne güze” diye başlayan,
“Ne kadar öz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım” diye biten.

Bana insanlar getir,
Her biri geldiği yerin tesellemecisi olan.
Bana hayallerini getir,
Yaşarken beni baştan ayağa sen yapan.
Bana kendi belleğimi getir,
Hasretle karşılaşmayı beklediğim.
Bana her şeyi getir,
Her biri bir başka şeyin her şeyi olan.

And thus spoke the place:
Bring me the thrills of the first time you saw me,
Each of which became a path for you in a different work.
Bring yourself to me.

The remains of each single piece, mixed up in the earth.
Bring me a piece of my old guests,
That piece you used to love so dearly
Bearing the faces of 19 people lined up side by side, looking at us.

Sculpted in solid wood by Kurimbu villagers,
The story of each suspended in faraway places, like empty suitcases.
Bring me 19 suitcases,
Each concealing the memory of a different person.

Bring me all the moments you were lost in,
The moments you will look at through lenses to seek the traces of time.
Bring me back my old chairs,
Each will reunite me with a different memory.

Bring me that poem of Rumi.
That beings with the lines, “How good to migrate anew everyday.
And how beautiful to settle anew every day.”
And ends saying “So many words that belong to yesterday. Now we need to say new things.”

Bring me people,
May each be the storytellers of their home towns.
Bring me your dreams,
These dreams that turned me into you, head to foot, as I lived.
Bring me my own memory,
That memory I yearn to meet.
Bring me everything,
Each thing the everything of something else.

Advertisements

One thought on “Bring me everything

  1. UM October 7, 2013 / 1:47 pm

    Maybe this is why you need to be back in Turkey.

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s